14:53

STRES VE STRES YÖNETİMİ


Geçtiğimiz cumartesi günü işyerim çok faydalı bir şey yaparak "Stres ve stres yönetimi" adı altında bir eğitim düzenledi. Önce gitmek gitmemek arasında kaldım hatta zorunlu bırakmasalardı gitmeyecektim ama baktım ki mecburmuş gidelim bakalım dedim. Olmazsa öğleden sonra kaçar giderim diye düşündüm. Ama akşam olupta eğitimden çıkarken iyiki kalmış ve sonuna kadar dinlemişim dedim.
İlk olarak söylemek istediğim eğitimi veren Arda bey ile ilgili. Bir insan bu kadar mı bu iş için doğmuş olur, bu kadar mı sevimli, bu kadar mı hayatın içinden ve bu kadarmılar daha çok devam eder. Bir psikologdan çok daha iyiydi belki de. Hayata bakış açımı değiştirdi. Bir kere basit olarak gördüğüm stresin hayatım için ne kadar zararlı ve ne kadar karmaşık bişey olduğunu görmemi sağladı. Bunun dışında hayatımda ne kadar şeyi ertelediğimi ve nelerden vazgeçtiğimi.
Belki onun kadar uzun uzadıya ve sevimli bir şekilde anlatamam ama biraz bahsetmek istiyorum stresten ve hayatımıza yaptıklarından.
Stres günlük hayatta hepimizin karşılaştığı herhangi bir olumsuzluk karşısında vücudumuzun verdiği bir tepkidir. Bu kronik( sürekli ) ve ya akut ( ani ve şiddetli ) stres olarak değişebilir. Kronik stres çözemediğimiz ve çözmemizin uzun zaman alacağı bir konu hakkında yaşadığımız uzun zaman süren bir durumdur. Bu bir örnek başka örnekler de verilebilir. Tehlikeli olan stres türü de akut strese göre budur. Çünkü vücut uzun süre bu olumsuz duruma maruz kalır ve yenilmesi ve aşılması zor durumlara yol açabilir.
Stres böbrek üstü adrenalin bezlerinde başlar. Ki ben her zaman beynimizde başladığını düşünürdüm. Düz mantıkla beyin yaşanılan olaya ilk tepkiyi verir diye düşünürdüm fakat öyle değilmiş. Böbrek üstü bezlerinde başlayıp yavaş yavaş yavaş tüm vücuda yayılır. Bu yayılmanın başlama noktası olumsuzluğu gördüğümüz, duyduğumuz ve çoğu zaman da sadece hissettiğimiz andır. Vucüt bu andan sonra savaşmaya başlar. İki kural vardır ya terket ( yani kaç ), ya da kal ve savaş. Bunlar kişinin kendi tercihi vücut bu anda her iki duruma da hazırlıyor kendini. Stres kısaca bu. Olumsuz bir durum karşısında vücudun verdiği tepki. Tabiki bu basit birşey değil. Çünkü vücudun kimyası değişiyor aniden. Kalp daha hızlı atmaya soluk alıp verişimiz daha da hızlanmaya başlıyor v.s bu örnekler çoğaltılabilir.

Çok uzatmayacağım stres nedir zaten hepimiz biliyoruz günlük hayatta yaşadığımız şeyler ve sıkça karşılaştığımız durumlar. En basitinden eşimiz akşam yarım saat geç kalsa dahi telefona sarıldığımız an stres başlıyor. Bu bile bir stres işte vücut hemen hareketlenmeye başlıyor.
Peki stresle nasıl baş edebiliriz.

4 kural var ilk önce bahsetmek istediğim.

- Değiştir
- Kabul et
- Planla ve yönet
- Destek iste
Değiştir yani hayatında strese girmeni sağlayan her durumu ( değiştirilmesi mümkün olan ) bu bir arkadaş olabilir ( sinirinizi bozan görüşmek istemediğiniz ) her olayı her ortamı değiştir.

Kabul et yani hayatında değiştiremeyeceğin strese sebep olan şeyleri kabul et ve onlarla yaşamayı öğren. ( Ne kadar zor olduğunu bilsen de diren kabul et ve onunla da mutlu olabileceğini düşün ve kendine süreklü telkin ver )

Planla ve yönet. Hayatını planla ve kendin yönet. Belirli aralıklarla neler yapacağını not al ve bunları sırasıyla gerçekleştir. Ertelediklerini de not al ve yapmaya çalış. Mesela diyet yap diyette insanın kendini yönetmesi için bir fırsattır bu yüzden diyet yapabildiğimiz ilk günlerde mutlu oluruz kendimizi yönetebildiğimiz için. Egzersiz mesela planlayıp yönettiğimiz belirli aralıklarda strese karşı oldukça fayda sağlar.

Destek iste hiç bişeyde destek almak zor olmamalı, kendimiz üstesinden gelemeyeceğimiz çoğu konu da destek almaktan kaçınmamamlıyız. Bu bir dost olabilir eş olabilir anne baba olabilir. Bana şu konu da yardım et demek çok zor değil. Destek isteyebilmek de çok önemli.

En önemli ve can alıcı konu ise çokça duyduğumuz ama yapmak ve uygulamak konusunda son derece zayıf olduğumuz "Doğru nefes" . Stresle baş etmede en önemli yöntem. Uygulam şekli şöyle ( Plates, yoga v.s gibi yöntemler hep bu noktada birleşiyor )

- Burundan diyaframa yani karın boşluğuna ( göğüs kafesine değil ) (yani nefes alırken karnımızın şişmesi gerekiyor ) derin bir nefes alıyoruz.
- 2-3 sn tuttuktan sonra aldığımızdan daha uzun süre de yavaş yavaş ağzımızdan nefesi tamamen boşaltıyoruz ve bunu 4-5 kere tekrarlıyoruz.

Bunu günde 5 kere falan setler halinde yaparsak daha zinde oluyoruz ve beyine taze oksijen gittiğinden daha pozitif düşünmeye başlıoruz ve olumsuzluklar karşısında daha dik duruyoruz. Denedim 2-3 gündür kendim de farklılıklar hissediyorum. Hatta hafta sonu eşim bile bendeki olumlu değişikliği fark etti.
Bu nefres yönteminin zayıflamaya da faydası var. Diyafram mideye baskı yaptığından daha geç açıkmamıza ve iştahımızın azalmasına katkı sağlıyor.

Bunların dışında bir yöntem daha var. 20 dk. yöntemi Olumsuzlukla karşılaşacağınızı hissttiğiniz an ve ya başladığı an olayı orada bırakın ve kendinize 20 dk izin verin. Mesela işyerinde misiniz işe 20 dk mola verin ( imkanlar doğrultusunda ) ve 20 dk yı müzik dinleyerek ve ya başka şeyler düşünerek geçirin. 20 dakika önce o olay karşısında vereceğiniz tepkiyi vücut 20 dk sonunda vermiyor.
Daha bir çok şeyden bahsetti ama benim aktarabildiklerim bu kadar. Bir çok şeyi değiştirdim hayatımda mesela sabahları açık hava yürüyüşüne başladım. Saat 07:00 da kalkıyorum ve 07:40 a kadar yürüyorum. Sonra duş alıp işime geliyorum ve 2-3 gündür daha zinde hissediyorum kendimi.

Stressiz günler diliyorum............

2 yorum:

yapıncak dedi ki...

Hülya ne iyi geldi anlattıkların, iyi ki bize de aktardın, sana ve Arda'ya sevgiler...

HülyArda dedi ki...

yapıncak sağol,

bana da çok iyi geldi aktarıp çok kişiye faydası olsun istedim. Çünkü gerçekten ben biraz daha farklı bakmaya başladım hayata.

sevgiler... Adaya öpücükler.