ÖZLEMLERİM etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ÖZLEMLERİM etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
10:57

GEÇ KALAN BAHAR VE HAYAT !!!




Bahar bu sene geç gelecek gibi görünüyor, bekle bekle canımız çıktı. Hala havaların ısınmaya niyeti yok. Dün akşam artık dayanamadım ve kombiyi açtım. Hem de yüksek bir ayarda ve iliklerime kadar ısındım. Bu günlerde zaten anormal bir üşüme var bende.
Yoğunum yine her zaman olduğu gibi. Resim çekmeye bile vaktim yok, ki zaten bu yüzden de yazı yazamıyorum. Boş boş yazmak hoşuma gitmiyor. Eskilerden biraz resim ekleyeyim dedim. 4 lü resim Arda 8 aylıkken falan. Diğerleri de de zaten pek yeni olmasa da benim yaramazımın her zaman ki halleri . Kumandanın kırmızı düğmesi favorisi. Çünkü oradan kapanıp açıldığının farkında. Uzun süredir yüzüme baka baka "annee" demesinin tadını çıkartıyorum, her ne kadar bazen şaşırıp ben anneme anne deyince, o da anneannesine "annee" dese de. Akşamlarımız bu ara çok eğlenceli ve rahat geçiyor. Dişler de çıktıktan sonra uslandı iyice. Bayılıyorum onunla zaman geçirmey oynamaya zıplamaya.
Beni son derece dinlendiriyor onun peşinden koşmak bile. "BAHAR" etkinliğine de daha katılamadık inşallah hava bu akşam bozuk olmaz da bu akşam atarız kendimizi dışarılara oğlum ile.
Günlerin hızına yetişemiyorum yine. O kadar çok şeyi özledim ki. Evde ayaklarımı uzatıp dinlenmeyi, eşimle birlikte çıkıp bir yudum çayımızı içerken bir yandan da sohbet etmeyi, önceden her zaman gittiğimiz çay bahçesine gitmeyi, oğlumla gezip tozmayı, herşeyi ile ilgilenmeyi..... Saymakla bitmez. Belki evde olsam o zaman da çalışmayı özleyeceğim bilemiyorum ki. zor yani her ikisi de. Burası da apayrı benim için, buradan da vazgeçemem heralde ama özlüyorum işte. Elimde değil ki.
Neyse günlerim yoğun ama güzel geçiyor bu günler de. Biraz canım sıkkın dün akşamdan beri. Bir arkadaşım, çok sevdiğim bir arkadaşım işten ayrıldı bu gün. Şu an yaptığım işin inceliklerini ve ayrıntılarını ondan öğrenmiştim. O da başka bir şubemizde benimle aynı işi yapıyordu. Doğum iznine ayrılmıştı aynı benim gibi. Çıkışını vermişler doğum izni bitipte döndüğü gün. Yerine bakacak birini almışlardı. Benim yerime de biri alınmışt fakat 3 kişi girip çıkmış ben doğum iznin de iken. Belki kalan olsaydı benim de çıkışımı verirlerdi diye düşündüm şimdi. Çok üzüldüm ya, çok farklı bir insandı işine de herkesten çok sahip çıkan ve işyeri çıkarlarını kendinden önce gözeten biriydi. Şimdi anladım ki özel sektör de çalışınca asla ama asla bu işe bel bağlayıpta olmadık işlere kalkışmayacaksın. Bir anda kendini kapı önünde buluveriyorsun. Hem de herşeyi kılıfına uyduruyorlar. Tabiki yine görüşeceğiz ama iş ortamında onunla birlikte çalışmayı çok isterdim.
Akşam inşallah yeni resimler ve bahar etkinliği ile ilgili bişeyler yazacağım...

12:14

BİRAZ HAYATA SİTEM : (

Köreldiğimi hissediyorum bu ara. sanki hiç bişey yapmıyormuş ve evden işe işten eve gidiyormuşum gibi hissediyorum. hayır hissetmiyorum çünkü bu böyle. oysa hayatta yapmak isteyipte ertelediğim o kadar çok şey var ki. bir türlü sil baştan yapamıyorum bu kararı veremiyorum , işten çıkıp eve gidip yapmam gerekenlere artık başlamak istiyorum. yaratıcı yönümü kullanmak istiyorum artık. dayanamıyorum böylesine üretmeden yaşamaya. benim için çok önemli olana yemek yapmaya bile yarım ya da bir saat vakit ayırabiliyorum. o şekilde sindirilmeden yapılmış bir yemek ne kadar güzel olursa olsun bana haz vermiyor .

olmuyor ya hep bir tarafım eksik. dayanılmaz olmaya başladı hayat bu şekilde ben böyle körelmek istemiyorum. bütün çalışanlar mı böyle arkadaşlar lütfen biri bana bir fikir versin. tamam iş hayatım çok verimli, çok mutluyum işimde fakat bunun bir de ev hayatı kısmı var ve ben o hayatımda da üretken olmak ve evimi daha sindirerek çekip çevirmek istiyorum . neden ikisi bir arada yürümüyor ki. neden illaki hep biri eksik olmak zorunda. ya da neden tam yapmak için bu kadar yorulmak zorundayım. evde tamam herşey yolunda gitsin diye herşeyi yapıyorum yemek, temizlik, ütü v.s ama tadını çıkaramıyorum ki bunları yaptıktan sonra zaten gece oluyor ve yatıyorum. ne anlamı var o zaman . neden yapıyorum. ben keyfini süremeyeceksem ev boş bekleyecek ise o evin benim olmasının ne anlamı var. temiz olmasının ne anlamı var.

çok yoruldum ben karar verememekten, ikilemler arasında kalmaktan , kendime sorular sormaktan yoruldum. canım isteyince gideceğim, canım istediği saatte çıkacağım bir işim olamazmıydı benim de. olmasını mı beceremiyorum yoksa . var mı böyle bildiğiniz bir iş ?

dertleşecek bir arkadaşa bile vakit ayıramıyorum çoğu zaman ve boşluktayım. bir ara ne güzel oyun gruplarında Ayça , Şebnem, Neslihan, Tülay ve sevimli yumurcakları ile buluşma imkanım vardı ve en azından biraz daha mutlu oluyordum. ama ne yazık ki süt izinim de bitti ve hafta içi hiç bir yere gidemez oldum. Allah'ım bana yardım etsin ve artık bir karar vereyim nolur. yoksa sağlığımı da kaybedeceğim galiba çooook sıkıldım.

17:04

ÇALIŞAN ANNE OLMAK : (


Çalışan anne olmak çok zor, aman çalışmayın, çok yorucu v.s gibi klişeleşmiş sözler ile başlamayacağım. Sadece anlatacağım çalışmayı ve oğlumu nasıl bir arada idare etmeye çalıştığımı. Zaman zaman bocalamalarımı, özlemlerimi, yaşayamadığımız ve ömrümüzden eksilen günleri....
Çalışıyorum Arda 6 ayını bitirdiğinden beri. Buna nasıl karar verdim önce buradan başlayalım. Aslında hiç istemiyordum. Bir bebeğim olursa tereddütsüz işimi bırakırım ve onunla yalnızca onunla ilgilenirim diyordum ama ne yazık ki bazen hayatta herşey insanın istediği gibi gitmeyebiliyor. Evleneli henüz bir yıl olmuştu ve biz en az 4-5 sene sonra planlıyorduk çocuk sahibi olmayı. Bu iş planla olmuyor elbette ama en azından o süreye kadar olmasını istemiyorduk. Fakat hayatın cilvesi ki üzücü bir hastalık sonucu eğer en kısa zamanda bebek sahibi olmaz isek bir daha riskli olabileceğini söyledi bir doktor ve korktuk. Başka bir doktora daha danıştık ve böyle bir risk olmadığını ne zaman istersek bebeğimizin olabileceğini söyledi. Ancak ilk doktorun söyledikleri de hep kulaklarımızda çınladı bir süre ve en sonunda böyle bir riske girmek ve ileri de vicdan azabı çekmek yerine çocuk sahibi olmaya karar verdik.
Ama ben daha yeni işe girmiştim ve işimden de çok memnundum. Nasıl olacakta işimi bırakacağım diye düşündüm durdum hamileliğim boyunca. Normal süreye göre son 4 hafta kalana kadar çalıştım ama oğlum aceleci davranıp 3 hafta erken gelince yalnızca 1 hafta evde dinlendikten sonra doğum yaptım. 6 ayımızı yaz olması sebebi ile dolu dolu geçirdik gezdik eğlendik neler yapmadık ki...
Hem oğluma daha iyi bir gelecek sağlamak, hem de işimi kaybetmek istemememden dolayı çalışıyorum işte. İş imkanlarım, çıkış saatlerim de çok uygun, evimle işyerim de yakın,fazla zorluk çekmiyorum gidip gelme konusunda. Annemde benim evin arası 200 metre falan ( ah bir de o yokuş olmasa ) yol çok kısa ama yokuş yukarı olduğu için biraz zorlanıyoruz Allah'tan sabah babası götürüyor akşam ben alıyorum.
Emzirme konusuna gelince gündüzleri ve gece doymadığı zamanlarda biraz mama takviyesi ile hala emzirmeye devam ediyorum. Bırakmadı oğlum hala ve bırakmasını da istemiyorum zaten. Emdiği sürece emzireceğim.
Biliyorum biraz zorlanıyorum, bocalıyorum hem eve ,hem oğluma, hem işe yetişmek konusunda ama mükemmel olmaya da çalışmıyorum. Sadece oğlum için en iyi olanı yapmaya çalışıyorum o kadar. Gerisini boşveriyorum bazen. Varsın bir gün de temizlik yapmayıvereyim, bir günde yemek kalsın, ortalık dağınık olsun hiç önemli değil. Yeterki oğlum mutlu olsun. Bu benim için yeterli. Bir gülüşü ve bana anlamlı bir bakışı bütün herşeyi unutturuyor bana. Akşam eve gidiyorum beni görünce nasıl gülücekler atıyor nasıl seviniyor var ya, bu en güzeli işte. Ben onu öpüyorum o da henüz öpmeyi bilmediği için beni yalıyor : )
Şimdi eve gitmeyi ve ona kocamaaaaaan sarılmayı sabırsızlıkla bekliyorum : )))))))