Bu gün sanki kulaklarımda çınlıyor bu cümle sabahtan beri.. Hala iyileşemediğimden sabah biraz geç geldim işe, Arda da kalktı tabiki o saate kadar yatmaz. Tam üstümü giyinmeye başlamıştım ki o cümle geldi işte, içimi yakıp kavuran, bir gün duyacağımı bildiğim ama bu kadar erken olmasını beklemediğim ve bilinçli söylediğine emin olduğum bir anda..... İçim doldu doldu boşaldı resmen işyerinde beni bekleyen işler ve sorumluluklar ve oğlum arasında gittim geldim. Öyle üzüldüm ki anlatama kelimelerle tarif edilemez. Ama öyle olgun bir çocuk ki ağzından bu kelime çıktı ama asla ayaklarıma kollarıma yapışmadı. Sadece telaşlı telaşlı etrafımda döndü durdu, "ben de geliyiim anneee, baba baba sen de gel" diyerek kapıda beni bırakıp babasını getirmek için içeriye gitti. İşte bu günlerde herşeyin benim için daha zor olacağını gösteren sinyaller, oğlum evde olmamı istiyor ama ben olamıyorum malesef. Gerçekten ama gerçekten tazminatımı verseler de çıksam ditorum sadece bu ara. O kadar çok dua ediyorum ki. 3 senem boşa gitmemiş olsun istiyorum, tazminatımı alıp öyle çıkmak istiyorum. Bu kadar oğlumsuz çalışıp didindikten sonra kuru bir maaşla çantamı alıp çıkmak istemiyorum doğal olarak beklememdeki tek amaç bu yani...
Bilmiyorum işte beklemedeyim, iş yerinin taşınma durumu var bu ara ve iki şube mutfağı birleştirme gibi düşünceleri var, durum böyle olunca her personelden iki tane olmuş olacak ve böylece birine yol gözükecek , o da ben olayım diyorum işte ne bileyim yanlış mı düşünüyorum asıl bundan sonra oğlumun bana ihtiyacı olduğunu hissediyorum... İyi kötü başımızı sokacak bir evimiz var kirada değiliz çok şükür ve araba da aldık, her nekadar kredi borcu ödesek de o da bir sene kadar kısa bir süre ve alacağım tazminat ile onu da kapatabilirim, daha ne olsun yeter. Ben haytta her zaman mütevazi bir insan oldum zaten, hiç öyle gözüm yükseklerde olmadı, huzurum olsun yeter. O yüzden de huzurlu bir şekilde oğlumla vakit geçirmek ve keşke dememek istiyorum. Ev kadını olabilir miyim sadece hayır tabiki, evde bile olsam birşeylerle uğraşırım ben. Öyle bişeyler yapmak istiyorum işte. Bulurum birşeyler. Neyse çok uzattım konuyu içim böyle işte bu ara. Çalışmak , çalışmak , çalışmak beynimde dönüyor bu kelime akşama kadar beynim karıncalı yani bu ara. Hava çok güzel bu gün tam gezmelik,erken kaçayım da bu gün oğlumla gezeyim bari biraz.
Konuşmalar tam gaz bu arada. Dün ne dese beğenirsiniz?
Anne ?
Efendim oğlum.
Nobottan, nobottan..
Ne oluş robottan ne yapalım?
Meeeyvu su, meeeyvu su ( telafuzu çok komik ancak kulakla duymak lazım gülmekten öldürdü beni ) sık.
Tamam oğlum sıkalım ne yapacaksın meyve suyunu.
İçiceeem.
Adam olucan mı?
Adam olucam ben!!
Büyüycen mi? ( Konuşma diliyle yazıyorum hepsini)
Büyüycem ben!!!
Yolda taş bulduk dün akşam normal bildiğin taş çok sevdi aldı eline akşama kadar elinden bırakmadı. Nerde buldun deyince de?
Aşaaada buuudum : ))))
Bayılıyorum onu konuşturmaya akşam eve gidince ben soruyorum o cevap veriyor bu ara diyaloglarımız böyle devamı aklıma geldikçe...
Etiketler: HATIRALAR, HAYATTAN NOTLAR, KÜÇÜK YARAMAZLIKLAR
Etiketler: HATIRALAR, HAYATTAN NOTLAR, KÜÇÜK YARAMAZLIKLAR
Etiketler: HATIRALAR, HAYATTAN NOTLAR, KÜÇÜK YARAMAZLIKLAR
Etiketler: HAYATTAN NOTLAR, KÜÇÜK YARAMAZLIKLAR
Bir süredir içimden yazmak gelmeyince yine yazacak şeyler birikti. Hareketli günler geçirdim yine. Bazen komik, bazen yoğun, bazen acıklı : ))))) Anlatmaya nereden başlayacağımı bilemiyorum. Ama bi yerden başlamak lazım. Yoksa unutacağım.
Oğlum vukuatlara başladı yavaş yavaş. Ben de şaşırmaya devam ediyorum. Bir hafta kadar öncesinde işten eve döndüğümde annemin anlattığı şey ile hayretler içinde kaldım. Benim akıllı oğlum oyuncaklarından sıkılmış ve bir bir 5. katta oturan annemin camından aşağıya atmış. Üstelik mutfak camından ve annem orada iş yaparken ve arada dönüp ne yapıyor diye ona baktığı sıralarda. Oynuyormuş gibi yapıp bi yandan da annemi kontrol edip tek tek göndermiş aşağıya. Annem anlamamış içeri gidip oturmuşlar. Sonra bir ara aşağıya baktıkları sırada bir de ne görsünler Arda'nın arabaları ve legolarıyla aşağıda çocuklar oyun oynuyor. Tabi 5. kattan düşüpte sağlam kalanlarıyla : ) ) Şaşırdım kaldım annem anlatınca. Heralde benim küçük kardeşime çekmiş. Hani şu Arda'nın tabiri ile Epe olan , asıl ismi Efe olan çocuk. Onun da böyle çok vukuatı var. Mesela yemek istemediği dolmaları tek tek camdan aşağı göndemek gibi, sıkıldığı ve uzayan saçlarını camdan eğilip kesmek gibi falan... çok masum şeyler yaaa...
Alın şimdi size bir vukuat daha bunun resimlerini akşam ekleyeceğim. Evde çünkü... Hafta sonu misafirlerim vardı ve oturmuş sohbet ediyorduk. Uykusu geldi esnemeye başladı akşam üstü Arda ve ben de biraz dinlensin diye yatırayım dedim. Yoksa huysuzlanıp daha yaramazlaşıyor. Her zaman gece falan da yaptığım şeydir yatırıp beşiğine, kapısını da ses gelmesin diye çektim ve çıktım odasından. Sohbete devam ettik. Hiç ses yok tabi benim oğlumda. Aradan 10-15 dk geçti. Ben de uyudu sandım. Uyuyacağını ummuyordum aslında biraz dinlensin diye yatırmıştım. Bir de baktım. Ağzında emziğiyle çıktı geldi. Şok oldum. Kapı kapalı, eee beşiğinde kenarlarında korumaları var. Bu çocuk nasıl oldu da çıktı geldi diye. Bir de odaya gittim ki ne göreyim. Beşiğin yan tarafındaki hafif esnek olan çıtalar tek tek itina ile sökülmüş ve önü komple açılmış. Oradan inilmiş ve kapı da ( oldukça sert ve yüksek kolu olan ) açılmak sureti ile yanımıza gelinmiş. Olay bundan ibaret abartısız o gün her aklıma geldiğinde nerede olursam olayım kahkahalarla gülüyorum.
Bir maceramız daha var düştüüük... Arda ve ben birlikte yani.. Ha ha ha ha ha ha ... Çok komik gülebilirsiniz... Kucağımda yokuş aşağı iniyorduk, yürümesi için bıraktığımda kendi inmek istiyor ben de mecbur kucağımda indiriyorum annemden inerken. Ayağımın altında küçük bir fayans parçası kaygan tarafı yere dönük olarak. Bir bastım ve sol bacağım altımda kalmak sureti ile yere oturmak zorunda kaldım, Arda'yı korumak ve düşürmemek için. Böyle durumlarda insan kendini bi anda yerde bulur ya işte öyle oldu. Bi baktım yerdeyim ve bacağım sıyrılmış. İki gündür de incinmeden dolayı bi şişlik var ve hafif ağrı yapıyor. Ucuz atlattık ama yine de. Yüz üstü falan düşüp yuvarlanabilirdik. Yokuş aşağı bayağı dik olduğundan çok tehlikeli.
İşte böyle, hayat aynı hızıyla devam ediyor...
Maceralarımız devam edecek............
Etiketler: HAYATTAN NOTLAR, KÜÇÜK KAZALAR : (, KÜÇÜK YARAMAZLIKLAR
Sağdaki resim yeni, geçen hafta sonu park maceramızdan diğerleri ise 1 ay falan öncesinden. Bu ara yine zor günler geçiriyoruz oğlumla, yemek seçmeye başladı asla ama asla pütürlü şeyleri yemiyor hiç yapmadığı şeyleri yapmaya başladı. ben bu çocuğa 6 aylıkken sofra yemekleri yediriyordum hem de öyle severek yiyordu ki vermeyince kızıyordu. hemde hiç ezmiyordum ve çiğneyerek damakları ile yiyordu. bu yaşadığımız 1 yaş sendromumudur bilmiyorum ama ne olur bir bilen varsa söylesin. dün akşam mesela taze fasulye yapmıştım, kıymalı patatesli türlü gibi. tam
Etiketler: HAYATTAN NOTLAR, KÜÇÜK YARAMAZLIKLAR
Etiketler: KÜÇÜK YARAMAZLIKLAR
Etiketler: KÜÇÜK YARAMAZLIKLAR
